Meydan

Suudi Arabistan’ın Bitmeyen Taht Mücadelesi

0

Suudi Arabistan, hem Orta Doğu’nun kalbindeki bir bölge olmasından ötürü hem de İslamiyet’in ortaya çıktığı ve İslam adına önemli Mekke, Medine ve daha birçok dini merkezi barındırması açısından önemli bir ülke konumundadır. Dünya ekonomisinde özellikle sahip olduğu petrol rezervleriyle büyük önem arz eden Suudi Arabistan bölgenin ekonomik ve sosyal açıdan anlaşılabilmesi için hayati önemdedir.

 Suudi Arabistan’ın Tarihi

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan’ın tarihi üç evrede incelenmektedir. Birinci Suud Devleti, İkinci Suud Devleti ve günümüz Suudi Arabistan Krallığı.

Birinci Suud Devleti

1744 yılında Muhammed Bin Suud tarafından kurulan Birinci Suud Devleti, günümüzün modern Suudi Arabistan Krallığı’nın egemen olduğu topraklarda etkisini göstermiştir.

İlk İmam Muhammed Bin Suud

Birinci Suudi Devleti’nde devlet başkanı “İmam” ünvanı almış olup, İlk İmam
Muhammed Bin Suud daha sonra onu en yaşlı oğlu Abdülaziz izlemiştir.

Oğul Abdülaziz İmam Olur

1765 yılında başa geçen Abdülaziz, 1802 yılında Şii’lerce kutsal sayılan Kerbela şehrine 10,000 kişiyle saldırmış, Hz. Hüseyin’in türbesini tahrip edip, 2,000 kişiyi öldürmüştür ve şehri yağmalamıştır. Kerbela saldırısı Osmanlıları ve Mısırlıları, Suudilerin bölgenin barış ortamını tehdit ettiğine ikna etmiştir. Abdülaziz 1803 yılında bir suikast ile öldürülmüştür. Abdülaziz’den sonra başa geçen Suud, devleti en geniş sınırlarına ulaştırmış, ardından 1814 yılında ölmüştür. Osmanlı-Mısır ittifakı ile bu topraklar Suudilerden geri alınmış, başa geçen Abdullah Bin Suud kaybettiği toprakları geri alma  mücadelesi vermiştir. Mısır kuvvetleri Suudi Başkenti Diriyah’ı 1818’de ele geçirmiş, Abdullah Bin Suud ise yakalanarak İstanbul’a gönderilmiş ve idam edilmiştir. Abdullah bin Suud’un aile üyeleri ise Mısır ve İstanbul’da hapsedilmiş ve Diriyah şehri temizlenmiştir.

Türki Bin Abdullah İle İkinci Suud Devleti

İlk Suudi Devletinin kurucusu Muhammed Bin Suud’un torunu olan Türki Bin Abdullah, Mısırlıların elinden kurtulmayı başararak, Riyad ve çevresini Mısırlılardan geri almış ve ikinci devletin kurucusu olmuştur.

Türki Bin Abdullah Dönemi Biter Oğlu Faysal Dönemi Başlar

Osmanlı ordularının önünden kaçan Türki bin Abdullah vehhabi kuvvetleri yeniden toparlayarak 1821’de Riyad’ı başkent yapan bir vehhabi devleti ilan etti. Bu yönetim başlangıçta askeri hareketlerle, 1843’ten sonra da Osmanlı Devleti’ne tabi olmayı kabul ederek 1891’e kadar ayakta kalmayı başardı. 1891’de dağılan bu yönetimi II. Abdülaziz ibnu Suud 1902’de yeniden toparlayarak Riyad merkezli vehhabi yönetimin kuruluşunu ilan etti.

3. Suudi Arabistan Krallığı

Suudi Arabistan

1902 yılında Abdül-Rahman Bin Faysal’ın oğlu Abdülaziz, topladığı kuvvetlerle İbn Raşid ‘in atadığı Riyad Valisini devirmiş ve yönetimi ele almıştır.

Abdulaziz İle Suudi Arabistan Krallığı

Abdülaziz gelecek 30 yıl boyunca El-Raşid kabilesi, Mekke Şerifi ve Osmanlılar ve amcası Suud Bin Faysal ile mücadele verdi. “İbn Suud” olarak da anılan Abdülaziz, Osmanlı Sultanı’nın egemenliğini kabul ederek “Paşa” ünvanı almıştı ancak İngilizler ile ittifak kurdu. İngilizler ile yaptığı 1915 tarihli Darin Anlaşması ile 1915-1927 yılları arasında Britanya İmparatorluğu’nun egemenliğini kabul etti. Daha öncesinde kendisini “Necid Sultanı”, “Hicaz, Necid ve çevresinin Kralı” ve “İmam” olarak adlandıran Abdülaziz, 1932 yılında kendisini “Suudi Arabistan Kralı” ilan etti. 1937 yılında Amerikan araştırmacılar Dammam bölgesinde zengin petrol kaynakları bulunduğunu tespit ettiler, bu tarihten önce Suud Ailesi büyük bir yokluk içerisindeydi.

Kral Faysal Devri

İbn Suud 1953 yılında öldükten sonra tahta oğlu Suud geçti. Ancak Suud’un yaptığı aşırı harcamalar onu kardeşi Faysal ile karşı karşıya getirdi. 1964 yılında kraliyet ailesi Suud’u Faysal’dan yana feragat etmesi yönünde zorladı. Bu süreçte İbn Suud’un daha genç oğullarından Talal Bin Abdülaziz’in öncülüğünde bir grup prens, kendilerine “Özgür Prensler” adı vererek Mısır’a sığındılar. Anılanlar liberalleşme ve özgürlüğü savunuyorlardı. Sonra Faysal tahta çıktığında anılanları dönmelerine ikna etti. Affedilmişlerdi ancak kendileri ve oğulları gelecekte hükümette herhangi bir pozisyona gelmekten mahrum bırakıldılar.

Kral Faysal Suikastı

Suudi Arabistan

Kral Faysal, 25 Mart 1975’te sarayında suikasta uğrar. Yeğeni Faysal bin Musaid, halkıyla bir arada olan Kral Faysal’ı kutlama bahanesi ile yanına sokularak tabanca ile iki el ateş eder, Kral’ı çenesinden ve kulağından vurur.

Ağır yaralanan Kral Faysal hastaneye kaldırılır. Ancak hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamaz. Suikastı gerçekleştiren Faysal bin Musaid o dönem Amerika’dan yeni gelmiştir.

İlk günlerde hükümet tarafından akli dengesinin bozuk olduğu yönünde açıklamalar yapılır. Sonrasında hastanede yapılan muayenede yeğen Faysal’ın akli dengesinin bozuk olmadığı tespit edilir. Yargılaması yapılan Faysal bin Musaid idam cezasına çarptırılır.

Kral Faysal, son nefesini vermeden önce yeğeninin kısas edilmemesini ve bağışlanmasını vasiyet etmiş olmasına rağmen, halkın yoğun tepkisi nedeniyle katil Faysal bin Musaid yargılanarak Riyad’da idam edilir. Cezanın infazı 18 Haziran’da Riyad meydanında gerçekleştirilir.

Ve Sonrasında Krallar

Suudi Arabistan

 

Tahta kardeşi Halid geçince diğer ve tek öz kardeşi Muhammed, tahtta hak iddia etmekten vazgeçer ve Halid’den yana tahttan feragat ettiğini açıklar. Halid 1982 yılında kalp krizinden ölür. Tahta, dönemin en güçlü prenslerinden “Sudayri Yedilisi” kardeşlerden en yaşlısı Fahd geçmiştir.

Bu yedi kardeşe “Sudayri Yedilisi” denilmesinin sebebi İbn Suud’un en gözde eşi olan Hassa Bint Ahmad El-Sudayri’den doğmalarıydı. “Sudayri Yedilisi” olarak adlandırılmış olan bu prenslerin isimleri Fahd, Sultan, Abdul Rahman, Nayef, Türki, Salman ve Ahmed’dir. Fahd 1986 yılında kendisine “İki Kutsal Mescidin Koruyucusu” ünvanını verdi. Fahd 1995 yılında felç geçirince, tüm yetki ve sorumluluklar Fahd’ın öldüğü 2005 yılına kadar aşama aşama Abdullah’a geçti.

Abdullah, 2009 yılında Savunma Bakanlığı’na ve İkinci Başbakanlık makamına daha genç kardeşi Sultan’ı atadı. Sultan 2011 yılında öldü. Yine 2009 yılında kardeşi Nayef’i İçişleri Bakanlığı’na atadı. Nayef 2012 yılında İsviçre’de öldü. 2015 yılına gelindiğinde ise uzun bir hastalığın ardından Abdullah öldü ve veliaht prens Salman Bin Abdülaziz yeni kral ilan edildi.

Kral Faysal’a ait olduğu iddia edilen söz “İslam dünyasında bir buçuk devlet var: Birisi Türkiye, yarımı İran”

You may also like

More in Meydan

Meydan

Nepal’in Tanrıçası Kumari Nedir?

Nepal’in Tanrıçası Kumari Nedir? Nepal hala tanrının yaşadığına inanılan tek ülke olmaya devam ediyor. Bereket ve iyi şans getirdiğine inanılan ‘Kumari’, Budist ailelerin ...
Meydan

Batıl İnançlar

Batıl İnanç Nedir Batıl inanç, mantığa dayalı bir temeli olmayan inanç ve davranışlara denir. Gerçek bir sonucu olmayan, tepkisi kanıtlanamayan davranışlarda bulunmak, sözler ...
Meydan

Zodyak Nedir?

Zodyak, ekliptiğin (ekliptik, Yer’in Güneş çevresinde izlediği yörüngenin içinde bulunduğu düzlemdir.) sağ ve solunda 9 derecelik bir alanın ve Ay ile diğer ana ...
Meydan

Termodinamik Yasaları Nedir?

Yaşamsal faaliyetlerde ihtiyaç duyulan işleri yapabilmek için gerekli olan enerji açığa çıkarma ve çıkarılan enerji ile istediğimiz hareketleri yapabilme amacı Termodinamik Bilimi’nin konusunu ...