KöşeMeydan

Kan Donduran Olay Sylvia Likens Cinayeti

0

1965 yılı tüyler ürpertici bir olaya şahitlik etmiştir. Burada Sylvia Likens isimli genç kızın yaşadığı bu acımasız olaylar silsilesinin bilinen bir bölümünü göreceksiniz…

Sylvia Likens 1965 yılının temmuz ayına gelindiğinde 16 yaşında güzel bir genç kızdı. Anne ve babası karnavallarda çalışıyordu ve bir turne için evden ayrılmaları gerekiyordu. Ancak Slyvia ve kız kardeşi Jenny’i bırakabilecekleri bir yer yoktu. Bunun üzerine babaları Sylvia ve kız kardeşini haftalık 20 dolar karşılığında yeni tanıştıkları komşusu Gertrude Baniszewski’ye bırakma kararı aldı.

Gertrude ise başarısız geçen evliliği nedeniyle psikolojik olarak çökmüş 7 çocuklu bir kadındı. Kızlar eve ilk geldiğinde her şey gayet iyiydi. Hatta Sylvia Gertrude’nin en büyük kızı Paula ile iyice yakınlaşmışlardı. Ancak bu süreç çok uzun sürmedi ve yavaş yavaş sorunlar boy göstermeye başladı. Paula sevgilisinden hamile kalmıştı fakat bunu kabullenemiyordu. Daha sonrasında Sylvia’ya hamile olduğunu ve bunu kimseye söylememesi gerektiğini söyledi.

Şiddet ise gecikmeden belirmeye başlamıştı. Gertrude, Sylvia ve Jenny’i evinin bodrum katında birkaç kere döver. Gertrude artık Sylvia’ya işkenceler etmeye, üstelik bunu kendi çocukları önünde yapmaya başlamıştır. Paula’nın da hamile olduğu artık bütün çevreye yayılmıştır. Bunu hazmedemeyen Paula, Sylvia’yı suçlayarak hamile olanın onun olduğunu kendisine iftira atıldığını söylemiştir.

Gertrude ise bu yaşananlardan sonra daha çok sinirlenir. Çocukların önünde Slyvia’ya “kaltak” diye seslenmeye başlamıştur. Sylvia’yı bodruma kapatırlar ve ona Gertrude’nin kendi çocukları ve mahalledeki bütün çocuklar dahil işkence etmeye başlar. Bedeninde sigara söndürürler, kendi idrarını içirmeye çalışırlar ve hatta barbarlığı cinsel organına kola şişesi sokmaya kadar götürürler.

sylvia likens ın hikayesi ile ilgili görsel sonucu

Tüm bunlar yaşanırken ise bunlara tanıklık eden Jenny’i birine söylediği taktirde aynı şeyleri kendisinin yaşayacağı ile tehdit etmişlerdir. Psikolojik olarak çöken Jenny tüm olanlara karşı susmak zorunda kalmıştır.

Ekim ayının sonlarına doğru ise Sylvia için işkenceler artık son bulmuş ve o evin bodrum katında ölü olarak bulunmuştur. Karnında ise kızgın ateşle “Ben bir fahişeyim ve bunula gurur duyuyorum” yazmaktadır. Tüm bunlara dayanırken Sylvia’nın alt dudağı ısırmaktan parçalanmış ve avuçlarına geçirdiği tırnakları ters dönmüş bir haldedir…

Yargılanan Gertrude Baniszewski mahkemede hiç bir suçlamayı kabul etmediyse de 1. dereceden cinayetten ömür boyu hapse mahkum edildi. 1971 yılında ise tekrar yargılanmayı talep etti ve 1985 yılında şartlı tahliye edildi. 1990 yılında ise akciğer kanserinden öldü. Çocukları da çeşitli sürelere tabi suçlara çarptırılmıştır.

Likens cinayeti ilk planda aile boyu psikopatik eğilimler gösteren bir cinayet vakasını işaret etse de asıl mesele sona giden bu sürecin içinde mahalle sakinlerinin ya bizzat   işkencelere katılarak ya göz yumarak yada neme lazımcılıkla hareket etmesidir. Bir toplumun çöken ahlaki değerleri bu vakada açıkça görülmektedir.

You may also like

More in Köşe

Köşe

Türk Mitolojisi’nde Kut

Özellikle de içinde bulunduğumuz bayram günlerinde ve gündelik hayatımızda çok kullandığımız kut- kelimesinden türemiş sözcükler bulunmaktadır. Peki ne demek kut? Dilimizdeki ve tarihimizdeki ...
Köşe

Ahlâk ve özgürlük ilişkisi üzerine

    Ahlak kelime anlamından da anlaşılacağı gibi insan doğasına atıf yapan bir kavramdır. Insanın doğasına, yaratılışına uygun yaşamasıdır. Ahlak insanın, değerler sisteminin ...
Edebiyat

İçeriklere Kısa Bir Edebiyat Molası

Değerli okurlarımız, aranızda edebiyat severler için de bir kategori açıp, içerik paylaşmaya başlıyoruz. Keyifli okumalar. Bu yazı Mehmet Mert Kartal tarafından hazırlanmıştır. Taht ...