Köşe

Kremasyon nedir? Hangi dinlerde kremasyon vardır?

1

Kremasyon, ölen kişinin cesedinin yaklaşık olarak 900-1200 derece sıcaklıkta en az 70 dakika yakılması olayına denir.
Bir ölüm olduğunda, ceset yakılmadan 48 saat bekletilir. Bu süreç içinde cesedin DNA örnekleri ve kimlik bilgileri kayda geçirilir. Ölen kişinin vasiyetine göre kadavradan alınabilecek organları da transplantasyon (bir donörden alınan organın ihtiyaç sahibi hastaya nakil edilmesi işlemidir.) için alınır.
Cesedin kremasyon için vücudundaki bütün suni protez ve metal cihazlardan arındırılması gerekir. Ceset metal bir kutu ya da krematoryum fırınına uygun bir tabutta, ailesinin izni ve şahitlerin huzurunda yerleştirilir.

Kremasyon fırını çalıştırılarak sıcaklığın önce 900 °C sonra 1200 °C yükselmesi sağlanır. Bu süreç sonunda sanıldığı gibi ceset kül haline gelmez geride toplam 2.5–3 kg ağırlığında kemik kırıkları kalır. Yanmadan sonra arta kalan kemikler daha sonra öğütülür ve küllere karıştırılır. Krematoryum modeline bağlı olarak yetişkin bir cesedin yakılması işlemi 80-120 dk. sürer. Kremasyon işlemi tamamlandığında parçaların soğuması beklenir ve mekanik bir öğütücüden geçirilerek tamamı toz halinde özel bir kaba (urne) alınır.

Bazı dinlerde ölü yakma geleneği günümüzde de süreklilik göstermektedir.

1.Hinduizm: Hindistan’da bulunan ve oldukça fazla kişi tarafından kabul edilen bu dini inanış ile ölülerin yakılması önemli bir olaydır. Ölüler yakılırken toplu olarak nehir kenarında ve süslü elbiseler ile yakılmaktadır. Ölüler yakılmadan önce ayin ve törenler gerçekleştirilmektedir. Bu inanışa göre güzel, temiz sareler ile ölüler giydirilir. Yüzleri boyanır ve yataklara yatırılır. Ayakları nehir kenarında yıkandıktan sonra, üzerine yakınları tarafından çiçekler serpilir. En sevdiği ve yanından ayırmak istemediği eşyaları da ölünün yanına konulduktan sonra büyük çıralar ile ölüler tutuşturulur. Ölü yakılma yeri olarak kullanılan nehir kenarı toplu bir yer olduğu için büyük ve kötü dumanlar, kokular çıkmaktadır. Bu inanış ile ölüler yakılarak günahlarının da onunla birlikte yakıldığına inanılmaktadır.

2. Hristiyanlık: Bu dine göre ölülerin yakılması durumu Katolik ve Protestanlara göre ayrıcalık göstermektedir. Katolik mezhebine göre, ölüler yakıldıktan sonra külleri saçılamaz. Bir yere dökülemez. Bu nedenle koyu Katolik inancına sahip kimseler sevdiklerinin ölülerini yaktıktan sonra bir kavanoz içerisinde evlerinde saklamayı tercih etmektedirler. Protestan mezhebinin inanışına göre ölüler yakıldıktan sonra, külleri istediği yere savrulabilmektedir. Bu da bireyin özgür bir ruh olarak gezmesine işaret etmektedir.

3. Musevilik: Yahudilerin hakim olduğu Musevilik dininde din adamları, Tanrı’ nın bedeni öldükten sonra tekrar dirilteceği görüşünü savunarak ölü yakma işlemine karşı çıkmaktadır. Bu inanışın genel duygusunda ölü gömme geleneği hakim sürmektedir. Buna rağmen bazı Musevi vatandaşlar, inanışlarının getirmiş olduğu ya da maddi durumların getirmiş olduğu boyutlara göre, ölü gömme işlemi yerine, ölülerin yakılmasını tercih etmektedirler. Bu durum ile yakılması istenen Musevi ölüler de bulunmaktadır.

4. Budizm: Bu geleneğe göre, Hindistan’ da hakim olan bu inanış doğrultusunda ölü yakma geleneği hakimdir. Ölü yakma işlemi belirli ritüellerin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Dağ eteğinde ya da Ganj Nehri kenarında ölülerini yakan Budist inanışa sahip olan vatandaşlar, kendi inanışlarının gereğini getirmiş olmanın iç huzurunu yaşamaktadırlar. Hindistan ve çevresinde oldukça fazla olan bu ölü yakma adeti giderek de artış göstermektedir. Dünyanın üçte ikisi ölülerini gömerken, üçte biri de ölülerini yakmaktadır. Bu miktar da oldukça azımsanamayacak sayılardan oluşmaktadır.

You may also like

More in Köşe

çikolata
Köşe

Çikolata İnsanı Kendine Nasıl Aşık Ediyor?

Yediden yetmişe herkesin severek yediği fakat çocukken dişlerimizi çürütür diye, büyüdüğümüzde kilo alırız korkusu ile sakınmak zorunda kaldığımız çikolata insan vücudunda nasıl bir ...