Hukuk

Haciz: Devlet Eliyle Yağmacılık

0

Çatkapı Gelen Misafir Haciz

Ansızın kapımız çalar bir gün. Postacıdır kapıdaki. Bir tebligatımız olduğu söylenir. Üzerinde ödeme emri yazmaktadır ve haciz ile tehdit etmektedir. Kabaca imzamız atılır, üstünkörü incelenir. Şanslıysak yaşlı ebeveynlerimiz almamıştır tebligatı çünkü bu önemli diyerek yorgan yastık altına saklar evladına vermek için. İş işten geçtikten sonra çıkar ortaya tabiki. Gün gelir kapımızda icra müdürü ve alacaklı beliriverir ve haciz için geldiklerini söyler ve apar topar içeri dalarlar. borcuna yetecek değerde mal elde edilene kadar evin altı üstüne getirilir ve borçlunun üzeri de aranır. Borçlu olan kimse için pek de hoş bir durum olduğu söylenemez. Gelin neymiş öğrenelim korkulu rüyamız olan ödeme emri, icra takibi ve haciz.

İcra Takibi, Haciz, Ödeme Emri Nedir?

İcra takibi, borçlunun borcunu herhangi bir sebeple ifa etmemesi sonucu alacaklının bu borcu devlet gücü ile tahsil etmek amacıyla icra müdürlüğünde başlattığı takiptir. Yani alacaklı devletin zor kullanma gücünü arkasına alarak borçludan alacağını alabilmek için yaptığı başvurudur. İcra takibi mahkeme kararına dayanan ve dayanmayan olarak ayrılır. İlamlı icra bir mahkeme kararına dayanılaraktan başlatılan takiptir. İlamsız icra ise ortada bir mahkeme kararı bulunmaksızın para ve teminat alacaklarının temini için başlatılan icra türüdür.

 Biz uygulamada en çok karşılaşılan ilamsız(mahkeme kararına dayanmayan)  icradaki takip yollarından genel haciz yoluyla takipten bahsedeceğiz.

 Genel haciz yoluyla takipte, alacaklı icra dairesine giderek bir dilekçeyle genel haciz yoluyla takip başlatabilir. Alacaklı icra dairesinde takip başlatırken icra müdürü alacaklının gerçekten bir alacağının bulunup bulunmadığını araştırmaz. Genel haciz yoluyla takıp başlatan alacaklının herhangi bir belge gösterme zorunluluğu da yoktur. Bu bakımdan bir kimse alacağı olmadığı halde yine herhangi bir kişi aleyhine icra takibi başlatabilir. Bu durumlarda borçlu olacak kişilerin daha dikkatli olması gereklidir ve doğru şekilde itiraz etmesi gerekir.

Ödeme Emri Nedir? Karşılaşılınca Neler Yapılmalıdır?

Alacaklının icra takibi başlatmasından sonra icra dairesi borçluya 3 gün içerisinde bir ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde alacaklı ve borçlu hakkında bilgiler ve borçlunun borçlu olduğu meblağ bulunur. Ülkemizde genelde ödeme emrini alan borçlular içeriğini okumamakta yada önemsememektedir. Bu durum da kendisine ödeme emri gönderilen borçlu kısa süre sonra alacaklıyla birlikte icra müdürünü evine hacze gelmiş bir şekilde bulmaktadır.

Peki borçlu olmadığımızı düşünüyorsak yada borcumuzu haciz aşamasına varmadan önce ödemek istiyorsak ne yapmalıyız?

Ödeme Emrinde Sürelerin Önemi!!

Kendisine ödeme emri gönderilen borçluya ödeme emrinde bir ihtarda bulunulur. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde borcu öde yada borcunun bulunmadığını düşünüyorsan itiraz et, ödemiyorsan veya itiraz etmiyorsan mal beyanında bulun aksi takdirde borcun kesinleşeceği ve haciz için gelineceği ihtarı yapılır. Borçlu kendisine ödeme emri gönderildiğinde bu ihtarı ve süreleri dikkate almalıdır. Bu 7 günlük süre kaçırılırsa itiraz hakkı kaybedilir. Kendisine ödeme emri gönderilen borçlu 4 şekilde davranabilir.

Borçlu, Borcunu icra dairesine öderse icra takibi ve borç sona erer. İkinci olarak, kendisine ödeme emri gönderilen kişi borçlu olmadığını düşünüyorsa ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde icra dairesine itiraz edebilir. Borçlu itiraz ederse takip durur. Ödeme emrine itiraz iki şekilde olur. Borca itiraz ve imzaya itirazdır. Borçlu alacaklı tarafından ileri sürülen borcun borçlusu olmadığını yada alacaklının ileri sürdüğü senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir. İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmalıdır. Ödeme emrine itiraz etmek borçlu için hayati önem taşımaktadır. Aksi takdirde borç kesinleşecek ve alacaklı haciz talebinde bulunup hacze gelebilecektir.

Borçlu aslında borçlu olmasına rağmen sırf takibi durdurmak ve alacaklının alacağına geç ulaşması için itiraz ederse, alacaklı icra mahkemesine itirazın kaldırılması veya genel mahkemelerde itirazın iptali yoluna başvurarak itirazı kaldırabilir ve bu durumda takip kesinleşir ve borçlu alacağın %20 sinden az olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Aynı tazminat gerçekte bir alacağı bulunmadığı halde takip başlatan alacaklılar için de geçerlidir.

 Bu bakımdan takip başlatılırken iki kere düşünülmesi doğru olacaktır. Aynı şekilde borçlunun itiraz ederken dikkatli düşünmesi ve ona göre hareket etmesi gerekir. Üçüncü olarak borcu ödemeyen veya itiraz etmeyen borçlu mal beyanında bulunabilir.

Borçlu ödeme emrine karşılık hiçbir harekette bulunmazsa 7 günlük itiraz süresinin kaçırılmasıyla başlatılan icra takibi kesinleşecektir ve sonraki aşama olan haciz, alacaklının talebiyle başlayacaktır. Bu ihtimal ülkemizde en çok karşılaşılan durumdur ve icra takibinin içeriğinin ne olduğunun bilinmediğini kanıtlar niteliktedir.

 

 

You may also like

More in Hukuk

Hukuk

Hukuk Dünyasının Kurtuluşu Avukatlık Sınavı

Avukatlık Sınavı Nedir?  Avukatlık sınavı 4 yıllık zorunlu hukuk fakültesi eğitimini tamamlamış kişilerin, avukatlık mesleğini icra etmeye ehil olup olmadıklarını ölçmek amacıyla getirilmesi ...