HukukMeydan

Evlat Edinme Şartları Ve Kanunumuzdaki Büyük Sorun

0

Evlat edinme, ailesi olmayan küçükler için faydalı bir kurumdur. Hatta sadece ailesi olmayan küçükler için değil, ailesi olmakla birlikte, ekonomik ve/veya psikolojik açıdan kötü bir aile ortamında yaşayan küçükler için de evlat edinme, son derece önemli bir kurumdur. Bu durumda olanlar, ailesi olmayan ve Devlet Kurumlarında bulunanlardan ve hatta sokakta
yaşayanlardan daha kötü durumdadırlar. Böylesi olumsuz şartlar, küçüğü çok kötü etkilemekte ve onu adeta bir suç makinesi haline dönüştürmektedir. Bunların dışında çoçuğu olmayan ailelerin de doğal ihtiyaçlarının karşılanması bu kurumun önemli amaçlarındandır. Yani her iki tarafa da hem evlat edinilene hem de evlat edinene hizmet eden bir kurumdur.

Küçük Birini Evlat Edinme İçin Şartlar Nedir?

Evlat edinme

Birçok evli kişi evlat edinmeyi ister. Evli olmayan yani evlenmeyi düşünmeyen fakat çocuk sahibi olmak isteyen kişiler de bu yola başvurmayı düşünmüş olabilir. Peki bir çocuğu nasıl evlat edinebiliriz? Şartlar nedir?

Evlat Edinen Tarafından Çocuğa Bakılmış Olması

Evlat Edinme

Bu bizim en temel şartımızıdır. Burada ayrıca evlat edinme evlat edinenin diğer çocuklarının menfaatini zedelememesi gerekmektedir. Çocuklarının eğitim ve sağlık gibi zarurî ihtiyaçlarını karşılayamayan bir kişinin evlât edinmeye teşebbüs etmesi, adalete uygun bir durum değildir. Bu yüzden evlat edinenin normal bir şekilde kan bağı ile kurulmuş diğer çocuklarının menfaati zedelenmemesi gerekir. Ama buradaki durum şu değil, çocuklar özel okulda okuyordu fakat adam evlat edinince, çocuklar devlet okulunda okumak zorunda kaldı.Burada mesele çocukların zaruri ihtiyaçları ile ilgilidir

Evlat Edinenle Evlatlık Arasında Yaş Farkı

Evlat edinilenin, evlat edinenden en az 18 yaş küçük olması şarttır. Bu düzenleme
normal şartlar altında, anne baba ile çocuk arasında olması gereken yaş farkına ilişkin doğa kanununun, kanun koyucuyu etkilemesinin bir sonucudur.

Belki aklımıza evlat edinmek deyince evli kişilerin bir çocuğu evlat edinmesi geliyor. Fakat kanunumuzda tek başına birinin evlat edinmesi de düzenlenmiştir. İster evli kişiler birlikte  evlat edinebilir ister evli olmayan kişi tek başına da evlat edinebilir.

Evlat Edinen Kişinin Yaşı

Evlat Edinme

Eğer tek başına bir kişi evlat ediniyorsa en az 30 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Evlat edinen kişiler evli ise ya eşlerin ikisi de en az 30 yaşını doldurmuş olması gerekir veya en az 5 yıl evli olmaları gerekir.

Ayrıca kanunumuzda evli olan eşler arasında bir eşin diğer eşin çocuğunu evlat edinebilmesi de düzenlenmiştir. Çocuğu olan bir eş sonradan evlenmesi durumunda buna rastlanılabilir. Böyle bir örnekte eşlerden birinin diğerinin çocuğunu evlat edinebilmesi için, ya en az 30 yaşını doldurmuş olması veya en az 2 yıl evli kalması gerekecektir. Yani bu durumda 30 yaş şartı olmasa da evlat edinme mümkündür. 18 yaşında evlenen biri 2 yıl evlilik süresini doldurması durumunda 20 yaşında diğer eşin çocuğunu evlat edinebilir.

Bunun yanında  evli olan eşlerin ancak birlikte evlat edinebileceği de dikkatten kaçmaması gereken bir husustur. Yani 2 eşin de rızası ile evlat edinilebilir . Fakat evli olmasına rağmen diğer eşin de rızası alınmadan evlat edinilebilecek durumlarda vardır:

aa) Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması,
bb) Diğer eşin iki yıldan uzun bir süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi,
cc) Diğer eşle iki yıldan uzun bir süreden beri mahkeme kararıyla ayrı yaşamakta olması durumlarında diğer eşin rızasına gerek yoktur.

Evlatlığın Ve Onun Ana ile Babasının Rızası

Evlatlık evlat edinilmenin önemini kavrayabilecek bir akla sahipse onun rızası da gereklidir. Ayrıca ana ile babanın da rızası gereklidir.

Bir küçük çocuğu evlat edinme için gerekli şartlar bunlardır. Asıl büyük bir problemimiz vardır. Kanunumuzda evlat edinilen kişiye miras hukuku açısından çifte standart tanınmıştır.

Evlatlık İle İlgili Kanundaki Problem

Türk Medeni Kanun m.500’e göre, “evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Evlat edinen ve hısımları, evlatlığa mirasçı olmazlar.”

Bu madde de anlatılmak istenen evlat edinme ile bir çocuk evlat edinildiği zaman, onun akrabalığı yani hısımlığı hem kendisinin önceki ailesiyle devam etmekte hem de sonraki yeni ailesi ile birlikte kurulmaktadır.

Medeni Kanunun m.500’ün 1.cümlesi , “evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımları gibi mirasçı olurlar…” cümlesi şunu anlatmaktadır. Yani çocuğu evlat edindin. Artık sen öldüğün zaman evlat edindiğin çocuk ve onun çocukları ile senin çocukların, mirasçılık bakımından aynı statüde olacaklar. Senin diğer çocukların nasıl mirasçı ise senin evlat edindiğin çocuk ve onun çocukları da öyle yasal mirasçı olacaklardır. Aslında bu evlatlık kurumunun doğal sonucudur. Çünkü bu kurumun amacında evlat edinilen çocuğun diğer çocuklardan ayrıma tabi tutulmaması gerekmektedir.

Medeni Kanunun m.500/2 ise , “Evlat edinen ve onun hısımları(akrabaları,çocukları,eşi,kardeşleri…) asla evlatlık ve çocuklarına mirasçı olamazlar. Yani burada fıkra 1 ile kıyasladığımız zaman evlatlığın evlat edinene mirasçı olabileceği ama evlat edinenin ve hısımlarının , evlatlığa asla mirasçı olamayacağını görürüz. Bu fıkra evlatlık için bir ayrıcalıktır.

Büyük Miras Hukuku Problemi

Ama asıl problem burada yatmamaktadır. Medeni Kanun Madde.500/f.1 son cümleyi okuyalım. “… Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder.” Bu madde durumu olmayan veya yıllardır çocuğuna bakmamış olan bir aileyi zenginleştirme maddesidir.

Bu maddeye göre evlatlık kendisinden önceki ailesine hem mirasçı olabilecektir. Hemde miras bırakan olabilecektir. Örneğin, (A) şahsı çok zengindir. Fakat eşi olmadığından ve de çocukları yurtdışında olduğundan tek başına yalnızlık çekmektedir ve de evlat hasretiyle yanıp tutuşmaktadır. Bir de (B) şahsı var. B kumarbaz,içkici ve çocukları umrunda değildir. B çocuğu C’ye bakmamaktadır. Bunun üzerine A, B’nin çocuğu C’yi evlat edinir. A’nın bunun dışında 2 çocuğu daha vardır. A , bir gün ölür ve ölmesi durumunda C ve A’nın iki çocuğu A’ya mirasçı olurlar. Böylece her biri eşit pay miras alacaklardır. Her birine üçte biri düştüğünü varsayalım. Daha sonra C , A’dan aldığı miras payıyla zengin olmaktadır. C öldüğü zaman ne yazık ki A’nın diğer çocukları C’ye mirasçı olamayacaktır. Böyle bir durumda kanunumuza göre, C’ye mirasçı olabilecek şahıs B’dir. Çünkü kanunumuza göre evlatlığın önceki ailesiyle birlikte miras ilişkisi kopmamaktadır. Yani mallara C’nin çocukları bulunmaması durumunda önceki ailesinden C’nin babası B konacaktır.

Bardağa dolu tarafından bakmaya çalışırsak, evlatlık kurumu böylece amacını aşıp zenginden alıp fakire vermek gibi robin hood tarzında görev üstlenen bir kurum gibi çalışmaktadır. Fakat bu duruma evlat edinen kişilerin nasıl bakacağı oldukça tartışmalıdır.

 

 

 

You may also like

More in Hukuk

Hukuk

Mülteci Ve Sığınma Hakkının Hukuki Gelişimi

Sığınma Hakkı Ve Mülteci Bu konu başlığı altında sığınma hakkından ve mültecilik statüsü ile bunun Türkiye’de uygulanmasından bahsedeceğiz. İnsanların zorunlu olarak yaşadıkları yerleri ...
haciz nedir. icra takibi nedir
Hukuk

Haciz: Devlet Eliyle Yağmacılık

Çatkapı Gelen Misafir Haciz Ansızın kapımız çalar bir gün. Postacıdır kapıdaki. Bir tebligatımız olduğu söylenir. Üzerinde ödeme emri yazmaktadır ve haciz ile tehdit ...